fbpx

Tüm dünya Koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle zor günlerden geçiyor. Tüm dünya birlik olsa da henüz salgının önüne geçilebilmiş değil. Bugün (28 Mart 2020) itibariyle 24.082 kişinin hayatını kaybettiğini, dünyada vaka sayısının 533.416’ye yükseldi açıklandı.

Ne yazık ki koronavirüs kısa sürede hayatımızın bir parçası haline geldi ve daha uzun süre de bizleri rahat bırakacak gibi görünmüyor. Bu süreçte sağlığımızı korumak önceliğimiz olsa da bilgi kirliğinin de önüne geçmemiz gerekiyor. Çünkü böylesine kritik durumlarda bilgi kirliliği de oldukça tehlikeli olabiliyor ve insanların ölümüne neden olabiliyor.

Koronavirüs (Covid-19) pandemisi gazete ve televizyonlarda olduğu gibi Facebook, Instagram, Twitter ve YouTube gibi sosyal mecralarda da yankı buldu. Ancak gazete ve televizyonlarda olduğu gibi sosyal medyada da çokça yanlış bilgi görmeye başladık.

Bu makalede sosyal medyada son zamanlarda sıklıkla tanık olduğumuz yanlış bilgilerin, dezenformasyonun, provokasyonun önüne nasıl geçebileceğimiz üzerinde duracağız. Sorumlu bir vatandaşın yalan yanlış bilgilere karşı sosyal medyada neler yapabileceğini madde madde açıklamaya çalışacağız.

Bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanın

Sosyal medyada paylaşılan bilgi, fotoğraf ve videoları doğrulamak için profesyonel gazetecilerin kullandıkları, bir bölümü oldukça basit yöntemler var. Bunlardan bir sosyal medya kullanıcısı olarak siz de yararlanabilirsiniz.

Örneğin Facebook, Instagram ve Twitter’da; eski ve farklı olaylarla ilgili fotoğraflar saki yeniymiş gibi paylaşılmakta. Bu fotoğrafları doğrulamak sadece bir iki dakikanızı alacaktır. Burada Google’dan kolaylıkla destek alabilir, bir iki dakikada doğrulama işlemi yapabilirsiniz. İşlemleri kolayca nasıl yapacağınıza dair bir makale: Fotoğraf doğrulama araçları

Videolar konusunda da şüpheyi elden bırakmayın. Olayla ilgili olduğu iddia edilen görüntünün doğruluğunu arşiv araması yaparak teyit edebilirsiniz. Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım ağlarında videonun konusuyla ilgili arama yapın. O video karşınıza eski bir tarihle çıkabilir.

Takip ettiğiniz kurum ve kişi hesaplarından emin olun

Sosyal medyada resmi ve gerçek hesapları taklit edenlere dikkat edin. Şu anda dahi Sağlık Bakanlığı gibi kurumları ya da  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca gibi kişi hesaplarını taklit eden çok sayıda hesap var.

Takip ettiğiniz hesapların gerçek olup olmadığını anlamanın en kolay yolu yanlarında yer alan “onaylanmış hesap” rozetidir. Mavi bir tik şeklindeki rozet söz konusu hesabın ilgili sosyal mecra tarafından doğrulandığını gösterir.

Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın

Sosyal medyada bilgi kirliliği ve dezenformasyonun temel nedeni insanların tanık olmadığı, kulaktan duyma gelişmeleri paylaşması. Bu durum bir domino etkisi yaratarak, doğru olmayan bir haberin on binlerce kişi tarafından tekrar tekrar paylaşılmasına neden olabiliyor.

Buna engel olmak da çok basit: Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın!

Gözünüzle görmediğiniz, kulağınızla duymadığınız gelişmeleri paylaşmayın! Bu önce kendinize, sonrasında ise toplum sağlığına büyük zarar verebilir.

Paylaşırken bir kez daha düşünün

Sosyal mecralarda gördüğünüz çarpıcı haberlerin doğruluğundan emin olmadıkça re-tweet etmeyin, paylaşmayın.

Söz konusu paylaşımın doğru olup olmayacağını bir kez daha düşünün. Eğer gördüğünüz paylaşımların doğruluğundan yüzde 100 emin olamıyorsanız, bilgileri teyit edemiyorsanız tekrar paylaşmayın.

Sosyal medyadaki paylaşımlara eleştirel yaklaşarak, bunların doğruluğunu mutlaka test edin. (İlk maddedeki bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanabilirsiniz.) Eğer bunların gerçeği yansıtmadığını fark ederseniz bunu belirten bir tweet atın veya Facebook paylaşımı yapın.

Dezenformasyona siz engel olun

Dezenformasyonun ve bilgi kirliliğinin bir aracı olmamak çok önemli. Ancak bununla da yetinmeyerek, sosyal mecralardaki bilgi kirliliğine doğrudan siz de engel olabilirsiniz.

Örneğin Twitter’da gerçek olmadığını fark ettiğiniz bir bilgi varsa, bunu yalanlayın. Örneğin sözde bir akademisyen koronavirüse karşı tuzlu su ile gargara öneriyorsa, bunun doğru olmadığını belirten güvenilir kaynaklarla bunu yalanlayın. Hatta gerekirse bilgi notu, web sayfası bağlantısı, fotoğraf ve video paylaşın. Böylelikle toplum sağlığını etkileyebilecek böylesine büyük bir bilgi kirliliğine sadece bir tweet ile engel olmuş olursunuz. Ayrıca resmi makamların iddialarla ilgili paylaşımlarımlarını da takip edin, gerektiğinde bunları arkadaş ve takipçilerinizle paylaşın.

Öte yandan sosyal medyada paylaşılan içeriğe şüpheyle yaklaşıp, önceki maddelerde sözünü ettiğimiz yöntemlerle bunların doğru olmadığını saptayabilirsiniz. Bu durumda da söz konusu içeriğin gerçekleri yansıtmadığını detaylı bir açıklamayla birlikte sosyal medyada mutlaka belirtin.

Okan Yüksel

Medya Akademi kurucusu Okan Yüksel; Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü.

Dijital pazarlama ve sosyal medya alanlarında birçok ödülün sahibi olan Okan Yüksel, ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının sosyal medya ekiplerinde yer aldı. Birçok ulusal ve uluslararası medya kuruluşunun sosyal medya hesaplarının kuruluşunu, yönetimini koordine etti.

Al Jazeera, Anadolu Ajansı gibi medya kuruluşlarının yanı sıra T.C. Başbakanlık ve Millî Savunma Bakanlığı gibi kurumlarda sosyal medya danışmanı ve sorumlusu olarak görev aldı.

Okan Yüksel’in Türkiye'deki pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan “İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı” ile “YouTube ve Video Blog Rehberi” adlı kitapları bulunmaktadır.

Okan Yüksel, halen "Türkiye'nin yeni medya okulu" Medya Akademi'nin koordinatörlüğünü sürdürmektedir. Medya Akademi, 2015'ten bugüne dijital pazarlama ve sosyal medya alanında Türkiye'nin öncü eğitim ve danışmanlık şirketleri arasında yer almaktadır.

Okan Yüksel, Medya Akademi'nin yanı sıra İstanbul Okan Üniversitesi'nde Yeni Medya, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümlerinde ders vermektedir.

Yorumunuz:

X
%d blogcu bunu beğendi: