fbpx

Bugün dünyamızı etkileyen birçok büyük teknolojik girişim; oldukça basit garajlarda, idealist gençler tarafından büyük umutlarla başlamıştır. Microsoft, Apple, Google gibi teknoloji şirketleri ya da Facebook, Instagram ya da YouTube gibi sosyal mecralar şu anda dünya pazarının büyük çoğunluğuna hakim olsalar da hemen hepsinin ortaya çıkışı benzer öykülerdir. Günümüzde milyarlarca insana ulaşan bu iletişim ve teknoloji devleri bu anlamda önemli örnekler olarak sıralanabilir.

Bu yazımızda da, hem gelişim sürecini gösterebilmek, hem de internet ve yaşam üzerine çeşitli projeleri olan kişileri teşvik edebilmek adına Google’ın kuruluş öyküsünü ve gelişimini anlatmak istiyoruz.

Temeli 1996 yılında atılan Google, macerasına California’da başladı. Stanford Üniversitesi’nde doktora yapan iki öğrenci (Larry Page ve Sergey Brin) araştırma projesi olarak başladıkları çalışmalarını, farklı ve kullanıcıya istediğini verecek bir arama motoru yapmak üzerine kurmuşlardı. Hangi sayfanın kaç kez gösterildiğine göre sıralama yapan tipik arama motorları yerine, PageRank teknolojisini kullanan ve böylece her siteyi belirli kriterlere göre değerlendiren bir sistemi esas alan ikili, böylece 1998’de şirket olarak kurulan ve domain adresi satın alınan Google’ın temellerini atmış oldu.

İlk kuruluşu internetin o zamanlar en sık kullanılan kodlama sistemi olan HTML ile yapılan Google, sonrasında içinde pek çok algoritmayı ve sistemi de barındırmaya başladı ve hem daha geniş imkanlara, hem de farklı kodlama sistemlerine ihtiyaç duydu. 2001 yılında ise 1 milyar kullanıcı sayısını aşarak, yıllar önce kırdığı kendi rekorunu bir kez daha egale etti. Sonrasında ise Yahoo gibi piyasa devlerini alt etti ve arama sistemleri içerisinde kullanıcının tercih ettiği bir numaralı site haline geldi.

Hisseleri 2004’te 85$ken 2007 yılında 700 $ üzerine çıkan şirket, bugün dünya borsalarında en değerli şirketlerden birisi olarak görülüyor.

Günümüzde Google sadece bir arama motoru olmaktan çıkmış, birçok ülkede piyasayı elinde bulunduran bir bilişim şirketi halini almıştır. Android işletim sistemi ile mobil pazarda Apple’la birlikte en büyük pay ortağı olan Google, aynı zamanda harita, reklam, çeviri, sosyal medya gibi pek çok sektöre de el atmış ve bunların her birisinde ciddi anlamda söz sahibi olabilmiştir. Bu konuda atılan en büyük adımlardan birisi ise 2006 yılında YouTube’un satın alınışı ve şirket bünyesine dahil edilmesidir.

Şirketin asıl amaç olarak ortaya çıkarttığı arama motoru ise, birçok rakibine göre çok daha stabil çalışmakta ve kullanıcılarına aradıklarını verebilmektedir. En büyük kriterinin kullanıcıya bilgi veren, özgün ve doğru bilginin sitelerde yer bulması olduğunu bildiğimiz Google, ziyaretçisine aradığı bilgiye veren siteyi daha değerli görmekte ve sıralama kriterlerini de buna göre ayarlamaktadır.

X
%d blogcu bunu beğendi: